YEREL
AKADEMİ
Menü
Sayıştay · 2025diğerRisk değerlendirilmedi

İmzalanan Yönetim ve Danışmanlık Sözleşmesi Kapsamında

Yayın: 2026-11-01

Düzenlenen Faturalarda Sözleşmeye Aykırı Gider Kalemlerinin Bulunması ve Kâr Payının Bu Giderler Dahil Edilerek Bulunan Toplam Üzerinden Hesaplanması Şirket ile ASAT Genel Müdürlüğü arasında imzalanan yönetim ve danışmanlık hizmet sözleşmesinin, Şirket yöneticileri tarafından suistimal edilerek, danışmanlık hizmetiyle ilgisi bulunmayan şahsi konaklama, alkollü yemek ve temsil giderlerinin ASAT bütçesinden karşılanması için bir araç olarak kullanıldığı, üstelik bu keyfi harcamaların üzerine %15 kâr payı eklenerek kamu kaynağının sistematik bir şekilde Şirket kasasına ve şahsi menfaatlere aktarıldığı tespit edilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 369’uncu maddesi yönetim kurulu üyelerine ve yöneticilere şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözetme yükümlülüğü getirirken; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun "Güveni Kötüye Kullanma" başlıklı 155’inci maddesinin ikinci fıkrası, suçun "meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında" işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemiş ve bir yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını öngörmüştür. ASAT Genel Müdürlüğü, %95 sermaye payına sahip olduğu Şirkete, "yönetim ve danışmanlık" hizmeti vermesi için bir yetki vermiştir. Ancak bu yetkinin, danışmanlık faaliyetiyle illiyet bağı kurulamayan lüks otel konaklamaları, alkollü yemekler ve şahsi harcamaların finansmanı için kullanılması ve bu harcamaların "hizmet maliyeti" adı altında İdareye fatura edilmesi, hukuki ilişkinin ve teslim edilen yetkinin kötüye kullanılmasıdır. Harcamanın niteliği ne olursa olsun faturayı onaylayan Genel Müdürlerin bu eylemi, görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle kamunun zararına neden olma fiilini oluşturmaktadır.

Şirket kayıtları ve ASAT Genel Müdürlüğü hakediş dosyaları üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasında 12.08.1996 tarihinde imzalanan ve 31.08.2027 tarihine kadar uzatılan sözleşme gereği, Şirketin yaptığı harcamaların üzerine %15 kâr payı ekleyerek ASAT’a fatura ettiği görülmüştür . Ancak fatura içerikleri ve hakediş ekleri irdelendiğinde; "Danışmanlık Hizmeti" adı altında ASAT’a ödetilen giderlerin önemli bir kısmının tevsik edici belgelerinin bulunmadığı, mevcut belgelerin ise danışmanlık faaliyetiyle hiçbir ilgisi olmayan şahsi ve keyfi harcamalar olduğu anlaşılmıştır. Özellikle Aldaş Genel Müdürü ve ASAT Genel Müdürü tarafından müştereken onaylanan harcamalar arasında; şirket faaliyetiyle açıklanamayan lüks otel konaklamaları ve yüksek tutarlı alkollü yemek faturaları bulunmaktadır. 2020- 2025 yılları arasında bu kapsamda yapılan ve ASAT’a fatura edilen yeme- içme (alkollü/alkolsüz) toplamı 16.824.324,67 TL’dir. Ülkemizde son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve paranın zaman değeri dikkate alındığında, geçmiş yıllarda yapılan bu harcamaların güncel satın alma gücü (2025 yılı değeri) yaklaşık 45,5 Milyon TL seviyesindedir. Bu tutar, kamu kaynağındaki erimenin ve israfın gerçek boyutunu göstermektedir.

Söz konusu harcamaların yıllar itibarıyla dağılımı ve bugünkü değerlemesi aşağıdaki tabloda gösterilmiştir: Tablo 3: Yeniden Değerleme Oranına Göre Güncellenen Tutarlar Yıl İlgili Yılın YDO Oranı (%) Fatura Tutarı (TL) 2025 Yıl Sonuna Taşıyan Kümülatif Artış Katsayısı Güncellenmiş Tutar (TL) (2025 Sonu Değeri) 2020 9,11 254.297,66 9,48 Kat 2.411.196,69 2021 36,20 585.857,34 8,69 Kat 5.091.169,96 2022 122,93 1.756.679,15 6,38 Kat 11.208.333,87 2023 58,46 4.032.161,07 2,86 Kat 11.540.323,11 2024 43,93 6.313.307,68 1,81 Kat 11.402.954,72 2025 25,49 3.882.021,77 1,00 Kat (Cari Yıl) 3.882.021,77 TOPLAM 16.824.324,67 45.536.000,12 Tablodan da anlaşılacağı üzere, danışmanlık hizmeti adı altında yapılan bu keyfi harcamalar, ASAT bütçesinde bugünkü değeriyle yaklaşık 45,5 Milyon TL'lik bir kaynağın amacı dışında kullanılmasına yol açmıştır. Aldaş Genel Müdürü'nün, Şirket menfaatlerini korumak yerine, şahsi ve keyfi harcamaları "şirket gideri" gibi gösterip üzerine kâr koyarak ASAT'a fatura etmesi TCK 155. madde kapsamında sorumluluk doğurmaktadır.

Kamu idaresi cevabında; bulguda yer alan harcamaların sözleşme hükümlerine aykırı olduğu yönündeki tespitlerin kabul edilmediği, söz konusu temsil ve ağırlama giderlerinin "Yönetim ve Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi" kapsamında, şirketin yürüttüğü projelerin tanıtımı, paydaşlarla kurulan ilişkilerin geliştirilmesi ve idarenin kurumsal temsil faaliyetlerinin bir parçası olarak gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Harcamaların, şirket yönetiminin temsil yetkisi dahilinde ve idare ile şirket arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla yapıldığı belirtilerek, alkollü yemek veya şahsi konaklama gibi sınıflandırmaların idarenin genel temsil faaliyetleri göz ardı edilerek yapıldığı savunulmuştur. Ayrıca, tüm harcamaların ilgili dönemlerde idare ve şirket yetkili organlarının bilgisi dahilinde onaylandığı, faturaların muhasebe kayıtlarına uygun olarak işlendiği ve ilgili mevzuat uyarınca denetimden geçtiği bildirilmiştir. Söz konusu harcamaların "kamu zararı" veya "güveni kötüye kullanma" kapsamında değerlendirilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ifade edilerek, denetim raporunda yer alan verilerin idari süreçler ve onay mekanizmaları dikkate alınmaksızın yorumlandığı belirtilmiştir.

Kamu idaresi tarafından harcamaların temsil ve ağırlama faaliyeti kapsamında olduğu savunulmuşsa da, bu gerekçe 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 369’uncu maddesinde yer alan "tedbirli bir yönetici özeni" ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmamaktadır. Bir yönetim ve danışmanlık hizmet sözleşmesinin temel amacı, idarenin faaliyetlerine teknik destek sağlamak ve verimliliği artırmaktır; bu sözleşme yetkisinin, lüks konaklamalar ve şahsi tüketim harcamaları için bir finansman aracı olarak kullanılması, yetkinin kötüye kullanılmasıdır.

Temsil ve ağırlama giderlerinin dahi, kamu kaynağı kullanan bir şirkette, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun ruhuna uygun olarak makul, zorunlu ve idare faaliyetleriyle doğrudan ilişkili olması bir zorunluluktur.

İdare cevabında, harcamaların yetkili organların onayıyla gerçekleştiği savunulmuş olsa da, idari onay mekanizmalarının işletilmiş olması, içeriği itibarıyla temsil faaliyetleriyle illiyet bağı kurulamayan ve kişisel menfaate dönüştüğü anlaşılan harcamaları hukuka uygun hale getirmemektedir. Özellikle %15 kâr payı eklenerek idareye yansıtılan 16,8 milyon TL’lik (güncel değeriyle 45,5 milyon TL) tutarın, şirketin asli faaliyet alanıyla ve danışmanlık hizmetiyle bağdaşmadığı açıktır.

Netice itibarıyla; sözleşme maddelerinin "maliyet artı kâr" kurgusunun, şahsi ve keyfi harcamaların idare bütçesinden karşılanması amacıyla suistimal edildiği tespitleri geçerliliğini korumaktadır. Bu itibarla; danışmanlık hizmetiyle illiyet bağı tevsik edilemeyen harcama tutarlarının sorumlulardan yasal faiziyle tahsili, sözleşme hükümlerinin suistimali önleyecek şekilde revize edilmesi veya feshedilmesi ile harcama onayı veren yetkililerin eylemlerinin, idari sorumluluk dışında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında adli tahkikata konu edilmesi gerekliliği hukuken devam etmektedir.

Kaynak bilgisi

Sayıştay · 2025 - ALDAŞ ALTYAPI YÖNETİM VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ · Bulgu 9 · PDF sayfa 40 · https://www.sayistay.gov.tr/reports/peYMLKvQd9-aldas-altyapi-yonetim-ve-danismanlik-hizmetleri-sanayi-ve-ticaret-anonim-sirketi